Danaburnu’ndan iki Istanbul manzarası…

bogaz“Yıldızlı bir gök yukarıda, aşağıdaysa kaldırımsız, yolsuz, kanalizasyonsuz, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş garibanları, üst üste yığılmış teneke kaplama evleri, konduları, apartmanlarıyla, ardındaki sabanı sürmek için sabahtan gün batana dek öne doğru asılmış, boyunduruktan çıkınca da kıl, deri ve sidik kokaraktan soluyan yorgun bir öküz gibi İstanbul.”

[…]

“Sinemanın önünde, karşıda akasyaların altında art arda dizili dolmuşlara gözü takılıyordu, yürüyordu yeniden. İki şoför ağaç altında cıgara içiyor, bir araba yolcularını doldurmuş yola çıkıyordu. Şenlikliydi dışarıdaki yaşam. Hele iskele alanı bir bayram yeriydi sanki, Recep’se bir bayram çocuğu. Balıkçıların önünde duraklayıp balıkları seyretmekten kendini alamadı. Kalkan zamanıydı. Sarkıtmışlardı tepsi gibi kalkanları, bel vermiş kirli tentelerin altında. Ortadan ikiye üçe bölünmüşleri vardı çengellerde ve kenarı yeşile boyalı kırmızı çevalelerde hamsi. Arkası denizdi. Çalkanıyordu usulca, mazotlu ve pis, dubaların, direklerin, gemilerin arasında. Bir araba vapuru geliyordu karşıdan, bir araba vapuru gidiyordu karşıya. Bir şilep geçiyordu düdük çalarak Sarayburnu’nun önünden. Martı çığlığı son kertesindeydi. Balıkçıların denize attıkları ıskarta hamsilere dalıyordu kuşlar. Kanat, tüy, bulut, deniz, gök iç içeydi”

Oktay Rifat, Danaburnu, YKY

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s