Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk’ı okuyorum. Roman çarpıcı bir sahneyle açılıyor; emektar doktor Juvenal Urbino’nun, çocuk fotoğrafçılığı yapan satranç arkadaşı Jeremiah de Saint-Amour’un intihar etmesinden sonra onun ölü bedeniyle karşılaşması anlatılıyor. İlk iki sayfadan birer bölüm alıyorum:

“Ölüyü, her zaman içinde yattığı portatif karyolada, zehri buharlaştırmak için kullanılmış olan küvetle taburenin yanında, bir battaniyeyle örtülü buldu. Yerde, karyolanın ayağına bağlı, boylu boyunca uzanmış, Danimarka cinsi, iriyarı, göğsü kar beyazı, kara bir köğek ölüsü, onun yanında da koltuk değnekleri vardı. Hem yatak odası, hem de laboratuar işi gören boğucu, karmakarışık oda açık bir pencereden giren tan ışığıyla yeni yeni aydınlanmaya başlamıştı, ama ölümün gücünü algılamaya yetecek kadar ışık vardı içeride. Öteki pencerelerin aralıkları, odanın tüm yarıkları gibi, çaputlarla tıkanmış ya da siyah mukavvayla kaplanmıştı; bu, odanın ağır havasını daha da yoğunlaştırıyordu. Üstü, etiketsiz şişeler, kavanozlarla tıkabasa dolu büyük bir tezgâh, kırmızı kâğıtla kaplanmış sıradan bir ampulün altında soyuk soyuk olmuş, kurşun-kalay alaşımı iki küvet vardı. Tespit edici sıvıyla dolu üçüncü küvet ölünün yanında duruyordu. Odanın dört bir yanına eski dergilerle gazeteler, üst üste yığılmış cam negatifler, kırık dökük eşyalar saçılmıştı, ama her şey özenli bir el tarafından tozdan korunmuştu.”

[…]

“Ölü, çırılçıplak, kaskatı, çarpık, gözleri açık, gövdesi morarmış, bir gece öncekinden elli yıl daha yaşlı gibiydi. Gözbebekleri saydam, sakalıyla saçları sarımsı, karnında boydan boya sicimle dikilmiş eski bir yara izi vardı. Gövdesiyle kolları, koltuk değneyi kullanmaktan, bir kürek mahkûmununki gibi gelişmişti, ama bacakları bir öksüzün bacakları gibiydi” (11-12, çev. Şadan Karadeniz).

Doktor Urbino etkileyici bir karakter. Keten takım elbise giyiyor, köstekli saat kullanıyor, otomobiller yaygın olmasına rağmen faytonuyla seyahat ediyor, sedef rengi sakallarını kolonyayla tarıyor. Şöyle ilginç bir ayrıntı da verilmiş; onu yalnızca ümitsiz vakalara çağırdıklarının farkında olsa da emekliliye yanaşmıyor – bunun da bir çeşit uzmanlık olduğunu düşünüyor. Şimdilik Doktor Urbino Paris’teyken orada bir kolera salgını olduğundan bahsedildi, bakalım kitabın adına nasıl bağlanacak hikâye.

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s