Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu II & Exeter

Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’nu bitirdim. Tahmin ettiğimden daha hızlı okudum, ve çok beğendim. Bir daha kitapçıya gidişimde Yenişehir’de Bir Öğle Vakti’ni alıyorum.

Sevgi Soysal çok olgun, yapıcı ve prensip sahibi bir insanmış. Onca üzüntüye bilgelikle katlanıyor (kitabın sonunda bir yerde eşi Mümtaz Soysal’a yazdığı bir mektupta “üzülme hayatın bir parçasıdır” diyor [227]). Karşılaştığı zor durumlarda tartıp biçip ölçülü tepkiler veriyor; her hareketini sıkıyönetim koşulları altında kendisi ve sözcülüğünü yaptığı koğuş arkadaşları için olumlu bir sonuca yöneltmeye çalışıyor. Bunun yanında insanları seviyor ve anlıyor; hasta veya kırılgan koğuş arkadaşlarını koruyup kolluyor, onlar için küçük mutluluklar yaratmaya çalışıyor, koğuşun uyum ve ahengini bozanlara kızmadan önce bu davranışının nedenini anlamaya çalışıyor. Gerçi Yıldırım Bölge’deki kadın polisler onu bile kendilerinden nefret ettirmeyi başarıyorlar. Nazi kamplarında emir-komuta zincirinde mekanik bir şekilde kendinden isteneni yapan, hatta tüm muhakemesini siyasi düzene teslim ettiği için bir de bunun uzantısı çarpık bir etik anlayışı geliştiren gardiyanlara benzettim. Özellikle “Sabah Gazeteleri” başlıklı 22. bölümü (118-122) okurken kızdım.

Anılar hep kötü değil ama. Mesela baharda kantine erik geldiği için sevinişlerini, kendilerine “moral gecesi” düzenleyip aralarında “gürbüz çocuk” yarışması yapmalarını, Mümtaz Soysal’ın Mamak’taki nikahlarının birinci yıldönümünde, yasak olmasına rağmen havalandırma saatinde havalandırma alanının arkasındakı Kazıkiçi Bostanları’ndan salına salına geçişini gülümseyerek okudum. Okunup her şeyiyle örnek alınası bir kitap. Özellikle 70’lerde ve daha sonra doğanlara tavsiye ederim, Türkiye’nin nasıl günlerden geçtiğini görmeleri için.

Şu anda Exeter’de bir pansiyonda kalıyorum, burası çok “edebi” bir yer. Her odanın bir adı var, adlar İngiliz edebiyatından seçilmiş. Benimkinin adı Jean Brodie – Muriel Spark’ın The Prime of Miss Jean Brodie romanından. Ahşap kapıda Jean Brodie yazıyor, anahtarımda Jean Brodie yazıyor, duvarda da Jean Brodie’nin temsili bir resmi var – sanırım kitabın film uyarlamasında başrol oynayan Maggie Smith’in bir portresi. Bu arada oldukça mütevazı bir pansiyon burası, öyle şaşaalı filan değil. Sabah saç kurutma makinesi ararken yatağımın yanındaki çekmeceyi açtım, bir de ne göreyim?

brodie

Böyle misafirlerinin “başucuna” Kitab-ı Mukaddes’in yanında bir roman koymuş olmalarını çok sevimli buldum, “Jean Brodie’yle iyi geceler” demek istiyor gibiler 🙂

Geceyarısı Çocukları‘nın filmi burada geçen hafta vizyona girmiş. Bugün yarın gidip keyifle kurulacağım bir sinema koltuğuna 🙂

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s