Yılanı Öldürseler

Bir haftalığına Antalya’dayız, Istanbul’daki komşu arayıp evimizin ışığının açık olduğunu söyledi. Ben ışığı açık filan bırakmamıştım; bu durumda ya açık unuttum, ya da bir ihtimal hırsız girdi. Evde para, pul, kıymetli eşya yok, ama özel eşyaların bir hırsız tarafından harman edilmesi fikri çok tedirginlik verici. Kitaplarımı da düşünüyorum: aralarında bir şey var mı diye hepsini aşağı dökmüş, hışımla sayfalarını karıştırmış olabilirler. Kitap tutmasını bilmeyen kaba saba bir adamın, kitaplarımı yırtıp hurda kâğıt yığınına döndürmesi ihtimali gözümün önüne geliyor. Bunları düşünmemeye çalışıyorum, kendimi okumaya verdim.

ImageŞimdi Yaşar Kemal’in Yılanı Öldürseler‘ini okuyorum. Dilin, anlatımın zenginliği dışında, Yaşar Kemal’in olay örgüsü kurmada, gerilimi artırmada ne kadar usta olduğunu bir kez daha hatırladım. Ağrıdağı Efsanesi‘nde de, bunda da, (hatta İnce Memed‘de de) bir manevi yük altında ezilmiş, büyük bir ikilemde kalmış; töre, namus, şeref gibi geleneksel değerler uğruna kişisel çıkarlarından vazgeçmek zorunda kalmış başkahramanlar var. Doktora tezimde Yaşar Kemal’in kahramanlarına faillik atfettiğini, Orhan Pamuk’un ise karakterlerini ne yapacağını şaşırmış halde oradan oraya sürüklenen kişiler olarak tahayyül ettiğini yazmıştım. Belki bu faillik konusunda biraz daha düşünmek gerekecek…

Yılanı Öldürseler‘den bir paragraf:

“Uzaktan kamyonlar geçiyordu tozutarak. Tozlar bulutmuşçana yol boyunca asılıp kalıyordu. Traktörler tarlalarda homurdanıyordu. Pamuk ırgatları alaçıklarının önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı. Kütlüler ak öbeklerle ovaya yayılmıştı. Leylekler uzun boyunlarını, kırmızı gagalarını sündüre sündüre yaylanarak sararmış firezlerin arasında dolaşıyorlardı. Hasan çay boyunca yürüyordu. Yürüyor karmakarış düşünüyordu” (26-27).

Yaşar Kemal metinlerini okuma deneyimimle ilgili aklıma gelen ilk sıfatlar, “yoğun”, “koyu”; ya da kendisinin dediği gibi “som.” Üniversitedeyken Bir Ada Hikâyesi‘nin üç kitabını okumuştum, yakınlarda dördüncüsü çıktı, onu da alıp okuyayım ama kitapta neler olup bittiğinin ayrıntısını unuttum heralde.

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Yılanı Öldürseler

  1. Serpil dedi ki:

    Ben de uzun süre önce okuduğum kitaplar hakkında pek te bir şey hatırlamadığımı farkettiğim zaman üzülüyorum.
    Sizin bu konuda izlediğiniz bir yol oldu mu hiç, olay örgüsünü, karakterleri unutmamak için.
    Evinizi de merak ettim, umarım hırsız girmemiştir.

  2. Ben de eskiden okuduğum kitapları hatırlayamıyorum, şimdi düşünüyorum da, beş yıl önce okuduklarımın bile karakterlerini zar zor hatırlıyorum.

    Kitap hakkında birileriyle sohbet etmek ya da notlar tutmak kesinlikle iyi geliyor; o zaman daha çok aklında kalıyor insanın.

    Evimize hırsız girmemiş, ışıkları ben açık unutmuşum 🙂 Teşekkür ederim düşündüğünüz için.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s