İlk Şarkılar

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Fazıl Say’ın İlk Şarkılar albümünü aldım. Fikir ilginç; Cemal Süreya, Nâzım Hikmet, Metin Altıok gibi şiir ustalarının eserlerini bestelemiş Fazıl Say; piyano, yaylı ve vurmalı çalgılar eşliğinde Serenad Bağcan adlı sanatçıdan şiirleri dinliyoruz. Şarkıları ilk dinlediğimde bestelerin (ve icranın) çok “dramatik” olduğunu düşündüm. Hem arka plandaki sesler, hem vokalin vurguları… Fazıl Say’ın oratoryalarını da fazlasıyla dramatik buluyorum. Seranad Bağcan’ın sesini bir renkle tarif etmem gerekirse koyu, tok bir mor derim herhalde. O söylerken şarkı sözlerini takip edebilmek için dikkat kesilmek gerekiyor çünkü vurgunun iniş çıkışları arasında birçok hece kayboluyor, sanatçı sesli harfleri çok “kapalı” telaffuz ediyor; bu da benim gibi işin “şiir” kısmına heyecan duyan bir dinleyici için biraz hayal kırıklığı demek.

Albümün içindeki kitapçıkta sol sayfalarda şiirler yazılı, sağ sayfalarda şairlerin portre çizimleri var. Ben şiirlerden en çok Can Yücel’in “Sardunyaya Ağıt”ını beğendim. Beste (ve aranjman) olarak da albümün son parçası olan “İnsan İnsan” (Muhyiddin Abdal) en çok hoşuma gitti. Burada diğerlerine göre daha çeşitli müzik aletleri ve sesler kullanılıyor – bariton, koloratur soprano, lirik soprano… (Cem Adrian da “etnik vokal” yapmış, o da ne demekse). Sanki bir ağıt havası var, ama internetten öğrendiğim kadarıyla Fazıl Say bu bestesini Gezi direnişçilerine adamış. Gezi eylemleri görüntüleriyle hazırlanmış böyle bir video buldum:

Fazıl Say’ın gündemde kalmak için çıkıp “sivri” laflar etmesinden hoşlanmıyorum. Bir sanatçı olarak duruşuna saygı duyuyorum ama bence bir üslup sorunu var. Arabesk müziğe “yavşak” dediği zaman gerçekten kızmıştım kendisine – elitizmini anladık da, klasik Batı müziği icra etmek kimseyi popüler Doğu müziği yaptığı için küçümseme hakkını vermiyor kendisine. Ama Türk müziğinin ezgilerini, enstrümanlarını Batı müziğiyle harmanlamasını takdir ediyorum – içinde yaşadığı toplumun sanat hayatı için bir sorumluluk hissettiğini gösteriyor. (Tabii dinleyici kitleleriyle bir bağı olsun da istiyor). Modernist, cumhuriyetçi kimliğiyle örtüşüyor bu durum.

Neyse, bence herkes en azından “İnsan İnsan”ı dinlesin.

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s