Yitik Kuşlar

Bu akşam Yitik Kuşlar’ı seyrettim. 1915 olaylarını konu edinip Türkiye’de vizyona giren yalnızca üçüncü film olduğu için her türlü takdire şayan, ama senaristler/yönetmenler genç oldukları için mi, bu konuyu ele alan ilk Türkiyeli Ermeni ekip oldukları için midir nedir, bence ellerini biraz korkak alıştırmışlar. (Cüneyt Ceneboyan’ın da bu yönde eleştirileri var; bu durumun Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan destekle ilgili olduğunu düşünmek istemiyorum.)

Unknown

Birinci Dünya Savaşı sırasında bir Anadolu köyünde yaşayan iki mutlu çocuk üzerinden anlatılıyor olaylar. Babaları askerde, Osmanlı ordusunda savaşıyor. Bir gün köydeki herkesin ikametgahını bildirmesi isteniyor; askerler evlerini arayıp bir av tüfeği bulunca dedeyi götürüyorlar, sona babaanne ve anneleri kayboluyor, ardından da çocukların hayatta kalma mücadelesine tanık oluyoruz.

Filme hiçbir şekilde şiddet sahnesi koymama kararını saygıyla karşılıyorum (en şiddetli olay çocukların yüzüne kapı kapanmasıydı). Filmin geneline bir iyimserlik havası hakim zaten; özellikle kız çocuk (Dila Uluca) hep tatlı tatlı gülümsüyordu. Ama olay örgüsündeki tesadüfler hep çocukların lehine işledi, kırsal arazide “Mamaaa!”, “Bedooo!” diye bağırarak annelerini, birbirlerini ararlarken başlarına hiç kötü bir şey gelmedi mesela. Besledikleri kuşun kafesinde suluk bulunmamasına rağmen aylarca yaşadı hayvan. Bunlar filme iyimserden öte naif bir hava veriyor. Bazı diyalogları fazla öğretici, bazı gerekçelendirmeleri de gereksiz buldum; onu da senaristlerin geniş kitlelere ulaşma isteğine verelim… Yönetmenlerden Ela Alyamaç “Filmi izleyen insanların görüşü değişiyor. Bu filmle insanlar arasında köprü kuruyoruz” demiş, ne güzel…

Her zamanki gibi, kostümlere biraz takıldım. 1915 yılında denize kıyısı olmayan bir Anadolu köyünde çocukların bahriyeli yakalı kıyafetler giymesi dikkatimi çekti. Kostümler konusunda kapsamlı bir arşiv çalışması yapılmış; eski fotoğraflarda öyle görünüyorsa öyledir dönemin çocuk kıyafetleri ama genel olarak herkesin üstündeki başındaki köy yerine göre biraz fazla “bir örnek”, biraz fazla “yeni yüzlü”ydü . Bununla beraber Yaya’nın peruğu belli oluyordu, kilisedeki yaşlı teyzelerin kaşları da 1915 Anadolu’suna göre fazla inceydi filan…

Ama asıl ağzımda nahoş bir tat bırakan karakterlerin tanıtılmasında “sizden iyi olmasın, çok iyiydi” yaklaşımıydı, yapmacık buldum. Mahmut Dayday gibi bir “iyi Türk” karakterini bekliyordum (o çıkınca Fatih Akın’ın Kesikteki Mehmet karakteri için söyledikleri geldi aklıma) ama Mahmut’un geçmişini öğrendiğimizde “iyiliğe karşı iyilik” yaptığını anladık, böyle bir karşılıklılığa gerek yoktu. Yönetmenlerin hassas bir konuya dikkatli yaklaşma isteğini anlıyorum; eleştirmek kolay, onu da biliyorum ama filmdeki Türk ve Ermeni karakterler “iyi olma” sıfatını birbirine ikram ediyorlarmış gibime geldi, benim gözümde de bu “ikram” olayı filmin samimiyetine zarar veriyor.

Evet beğendiklerime gelelim… Dolap içinde ve yatak altında öcü kovma sahnesini sevdim. Ayrıntı vermeden çocukların kuşu “ailenin bir ferdi gibi görmelerini” sevdim diyeyim… (Benim yapacağım türden bir şey yaptılar 😉 ) Anladığım kadarıyla filmde birçok simge vardı, bunlardan biri kuştu tabii, biri de mesela ayak altında ezilen ceviz olabilir; ben çocukların yıkılan dünyasını temsil ettiğini düşündüm. Kamera açıları ve ışık/gölge de güzeldi; birçok sahnede mumlar vardı, onlar da hoş bir atmosfer yaratmış.

Böyle eleştirilerimi ardı arkasına dizdim ama, yine de herkese tavsiye ederim. Özellikle Kesik ve Rüzgarın Hatıraları‘nı izlemiş olanların karşılaştırma için bunu da görmelerini isterim.

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s