Miskinler Tekkesi

Bu romanın kahramanı, ihtiyacı olduğu veya başka iş bulamadığı için değil, dilenmenin kendisine verdiği hisse bağımlı olduğu için dilencilik yapan biri. Düşünüyorum da, 1946 yılı için oldukça yenilikçi bir konu… Ortaokulda Çalıkuşu bize zorunluydu, o yüzden hiç de keyif almadan okumuş, Reşat Nuri Güntekin’i de sıkıcı, didaktik bir okuma deneyimiyle özdeşleştirmiştim ama sonradan okuduğum Acımak ve hele şimdi okuduğum Miskinler Tekkesi’ni çok sevdim. (Yaprak Dökümü‘nü de dizisi çekilmeden, yani toplumsal hafızadaki hatırası bozulmadan önce okumuştum).

Evet ne diyordum, başka iş bulamadığı için değil, kendini acındırmayı sevdiği için dileniyor adam. Tabii onu bu noktaya getiren koşulları da olgunlaştırmış yazar, bir sabah kalkıp dilenci olmaya karar vermiyor; önce ailesinin oturduğu konak yandığı için daha küçük, bakımsız bir eve taşınıyorlar, sonra savaş ve yokluk yılları, dış görünüşü de pek albenili değil, derken kendini dilenirken buluyor ve buna bir “meslek” gözüyle bakıyor. Kazancı da iyi. Şöyle tarif ediyor maharetini:

“Dediğim gibi, dilencilikte merhamet başta geliyor. Sanatın bütün inceliği o damarı yakalayıp derin derin sızlatmaktır. Tıpkı büyük şairler, vesairede olduğu gibi. Fakat büyük şair olmak gibi büyük dilenci olmak da bir yaradılış davasıdır” (73).

8504107669_6644e3218a_oPeki kendisine sadaka verenler hangi saikle yapıyor bunu?

“Ne gariptir ki, iş istemek için yalvardığım zaman aldırmayanlar, hatta tersliyenler sükût içinde kendi düşüncelerime dalarak yürümeye başladığım vakit bana dikkat ediyorlar; ne kadar uğraşsam saklayamadığım çarpık avcuma onluklar, kuruşlar düşüyor” (68).

Yani onlar da “iyilik yapma”nın verdiği hissi seviyor. İyi bir insan olmak, düşkünlere yardım etmek gibi özellikleri kendilerine yakıştırabilmek istiyorlar. Şu gözlem de can alıcı:

“Hakikat şu ki, insanlar bir hayatın âlemini keşfetmekten zevk duyarlar. Saklamak istediğiniz bir elem veya ayıbı kendi incelikleriyle bulduklarını zannederler” (76).

Bu yüzden dilenme işini insanların gözüne sokarak yapmıyor, kenarda mahzun mahzun duruyor, insanlar da ona yardım etmekle gerçekten ihtiyacı olan ama utandığı için isteyemeyen birini kalabalığın içinden seçmiş oldukları için ince ruhlu biri olduklarına dair inançlarını pekiştiriyorlar. Ne güzel…

208 sayfayı her gün orada burada dilenme hikâyeleriyle mi doldurmuş diyeceksiniz yazar, hayır, kahramanımız kendi ailesini kuramasa da zor bir durumdan kurtardığı Mesule bacı ve evlat edindikleri İsmail’le birlikte yaşıyor. Önce İzmir’de oturuyor, sonra Istanbul’a taşınıyorlar. Orada arkadaşı Talat sık sık ziyaret ediyor kendilerini. Yani dilencilik arka planı oluştursa da bir olay örgüsü var, dönüm noktası 171. sayfada geliyor.

Kitaptaki benzetmeleri sevdim:

“Evet, erkek olma yaşıma doğru bende bir başkalaşma oldu. Baharda soğanlar gibi birtakım yeşerme alametleri belirmeye başladı” (12).

“Hasılı, tam gönlüme göre bir iş; yapıştığı kayalardan kabuklarını etrafın akıntılarına karşı aralayarak kısmetini bekleyen mesut bir midye hayatı!” (37).

“İşte bu güneştir ki, köpeğin enciğini yalaması gibi, yumuşak, sıcak diliyle yalaya yalaya beni canlandırmıştır” (48).

“Yarasına dokunulmak istenen bir at gibi titizleniyor, kısa ve sert silkinişlerle onun kendine artık el sürmesine mani oluyordu” (130).

“Genç kadın, bu abajurun önünde, gitgide kusurlarını görmeye başladığı kanapesinin üstünde bir yandan öbür yana dönerek romanını okuyor, bir mermer sarayın mermer balkonunda, her düştüğü yere yaldızlı varak kâğıtları gibi yapışan bir mehtabın altında uzun saçlı bir erkeğin, kollarını boynuna dolayarak kendisine bakan bir güzel kadına söylediği işitilmemiş sözlere kendini o kadar veriyor ki, biraz sonra gözlerini kapadığı zaman o sözleri ezbere tekrar ettiğini hayretle görüyor” (196).

Bu son kısım bana Janice Radway’ın Reading the Romance’ini hatırlattı  🙂

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s