Pervaneyle Yaren

Teffi’nin öykülerini kitabın sonuna doğru daha da çok sevdim. 1930’larda yazdıklarıyla son metinler hem diğerlerine göre daha uzun, hem de daha etkileyiciydi. Yazar için “mizahçı” deniyor ama özellikle “The Dog”, Andersen’in “Kibritçi Kız”ını aratmayacak cinsten. “The Blind One” ve “And Time Was No More”u da çok beğendim. Son öyküden bir alıntı:

“[T]here are five doors through which one can escape the terror that is life: religion, science, art, love and death” (286).

“Bu hayatın dehşetinden kaçmak için çalınabilecek beş kapı [var]: din, bilim, sanat, aşk ve ölüm.”

İnternette bakındım ama Teffi’nin öyküleri kitap halinde Türkçe yayınlanmamış sanırım hiç.

8652008131_8f3413a2de_z.jpg

Bunun üstüne Onur Caymaz’ın Pervaneyle Yaren’ini okudum. Sanırım hâlâ fazla hızlı okuyorum şiirleri, hepsi birbirine karışıyor. 84 sayfayı bir oturuşta okudum, ama şiir dediğinin demlenmesi lazım, öyle aceleye getirilmez ki… Kitabın başındaki önsöz de başlı başına bir edebiyat metniydi (yani, başlığı Önsöz değil zaten, “Yanmak”).

Okurken çok sevdiğim sözcükler, ifadeler oldu ama onları tek tek buraya listelemek anlamsız olacak. O yüzden beğendiğim bir şiiri alıyorum:

incire sorsanız

faydasız şimdi

odalara çekilirken deniz

yaşadığından habersiz adalar gibiyiz

terkilerinde yanmış çiçeklerle

usulca boşluğa bırakıyoruz

yorgun atları

şimdi kararır

akşamın tunç yelesi

bir balıkçıdan aldığım tütün

kâğıdına yanar

yasemin bir ağızlık

sedef tokan kaybolur saçlarında

yorumsuz şimdi

en eski sesin okşarken

gecenin özlemle dolu ipeğini

küçük çocukların ömrü var mı diye

soruyoruz bahçeye

nar, kırmızıyla yanıtlıyor bizi

incirse çoktan küsmüştür

dalına bağlı o renkli mendile (26-27)

Şair sık sık kızı Nar’dan söz ediyor, dize başlarında tekrarları seviyor, şiirlerdeki baskın renk de mavi. Kitapla ilgili beğenmediğim özellik, şairin bazı şiirlerin altına metnin yazıldığı yer adı olarak Avrupa’da turistik yerler yazmış olması. Bazı şiirlerde Paris, Londra gibi şehir adları geçiyor, bazılarının altında da Maslak, Levent filan yazıyor. Bunlara gerek yoktu bence.

Şimdi Bejan Matur’un Kader Denizi‘ne geçiyorum. Kitap fuarı için liste yapmaya başladım! Etkinlik listesine de baktım, gözüme kestirdiklerim:

“Dünyaya Kafa Tutan Köy” (Ovacık)
“Abdestli Kapitalizm ve Nurjuvazi” (bu sözcüğü ilk defa duyuyorum!) 
“Edebiyatın Zaman Makinesinde Büyük Fikirler” (Müge İplikçi & Kutlukhan Kutlu)
“Sıradışı Bir Roman Kahramanı: Başkomiser Nevzat” (Ahmet Ümit)
“Kitap Çeşitliliğine Giden Yol / The Road to Bibliodiversity – Independent Publishing” (Onur Konuğu Almanya)
“E-Kitabı Ne Kadar Seviyoruz?”
“Origami Atölyesi”

Reklamlar
Bu yazı Türkçe içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s